Motto

XXI. yüzyılda psikoterapinin nereye doğru evrileceğini bilmiyoruz. Psikiyatri içinde bile psikoterapinin artık insan tekine faydalı olmayacağını düşünmeye başlayan bir kesim var ve bu kesim gün geçtikçe de büyüyor. Bu inançları, aynı zamanda bir fizyolog olan Freud’un XX. yüzyılın başında ettiği şu sözüne mi dayanıyor, bilmiyorum. “Bir gün beyinle ilgili bilgimiz o hale gelecek ki, her şeyin biyokimyasal açıklamasını yapabileceğiz. Ama şu an insanı anlamak için elimizdeki en iyi yöntem psikanaliz.”

Biyolojik psikiyatrinin gösterdiği çarpıcı gelişmeye rağmen, bugün hâlâ insanı anlamada elimizdeki en iyi yöntemin psikoterapi olduğunu düşünüyorum. Ve hatta, sinirbilim beynin derinlerine inmeye devam ettikçe, daha da emin olacağımız birşey var; insanı anlama, ve değişimine yardımcı olma yolundaki en önemli araçlardan biri hâlâ psikoterapidir. Beyni bütün işleyişiyle teorik olarak ne kadar iyi kavrarsak kavrayalım, insan tekinin biricikliği ancak ve ancak terapist danışan ilişkisi içinde, terapist ve danışanın özgün ve biricik olan ilişkileri çerçevesinde anlaşılabilir.

Gelişme, hayatın değişimine koşut olarak psikoterapinin içinde, psikoterapinin sınırları çerçevesinde gerçekleşecektir. İlâcın etkinliğinden şüphe edemeyeceğimiz ve kullanmaktan başka çaremizin olmadığı şizofreni, bipolar bozukluk gibi durumlarda dahi, esas şifa verenin hekim hasta ilişkisinin kendisi olduğunu düşünüyorum.

Psikoterapi bütün bunlardan bağımsız olarak da Türkiye’de sorunlu bir alan. Ruh Sağlığı Yasası’nın olmamasının yanında, psikoterapiyle ilgili de yaptırım gücü olan hiç bir yasal düzenleme yok. Bu yasal boşluk psikiyatriyle birlikte psikoterapiyi de bütün saldırılara, bütün suistimallere açık hale getiriyor.

Biz Türkçedeki ilk psikoterapi e-dergisi Therapia olarak gelecekte Türk psikoterapi tarihini yazmaya niyetli araştırmacılar çıktığında/çıkarsa başvurulabilecek kaynaklardan biri olmayı hedefliyoruz. Oldukça iddialı olan bu çıkışın narsistik bir büyüklenmecilik olarak etiketlenebilme riskini de görüyoruz. Bu iddiamızı tek başımıza gerçekleştirebilme gücüne sahip olmadığımızın da bilincinde olarak, psikiyatri ve psikoloji camiası içinde, derdi psikoterapi olan herkesi yazarak, yanlış gördüklerini eleştirerek, beğendiklerini överek bize destek olmaya ya da bizimle birlikte dergiyi çıkarmaya davet ediyoruz.

 

Dr. Alper Hasanoğlu

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*