Utanmak erdemdir

Utanmaz adam dinler görünür dinlemez, ilgilenir görünür ilgilenmez; gururludur

Modern zamanlarda herkes kendini sergilemek ve sergilerken görmek, görülmek, etkilemek istiyor. Herkes kendini önemli hissetmek istiyor. Özel, meslek ve hatta seks hayatında başarılı olmak, imrenilen bir kişilik olarak boy göstermek istiyor. Utanmazlık özgürlüğün sınırlarını genişletir, bireyci ve pragmatiktir, gündelik hedefi de kişisel bağımsızlığın sergilenmesidir. Kim kendini tam olarak bağımsız hissetmek isterse, etrafındaki insanlardan uzaklaşır. Hayatın temeli iletişim ve etkileşim olduğu için de bu durum, bireyin insani ilişkiler kurmasını uzun vadede güçleştirir. Yalnızca kendi hayatı, kendi ihtiyaçları, kendi mutluluğu yaşamının koordinatları haline gelir. Özen, empati, saygı, sosyal sorumluluk gibi eskimiş değerler geçmişin çöplüğüne atılır.

En önemli şiarı başarıdır. Ama bunun da bedeli vardır. Hedef odaklı, esnek ve dayanıklı olmak gerekir. Kişisel başa çıkma yetileri, zamanı iyi kullanma, yapılacakların aksatmadan yapılması, yararcı özel ilişkiler, çıkara yöneliktir ve kendi ailesi, kendi çocukları, kendi sevgilisi her zaman ön plandadır. Etik değerler yalnızca sınırlayıcıdır, vicdan amaçlarımız önündeki en önemli engellerdendir, idealler kısa süreli ve yüzeyseldir. Yanımızdaki artık yalnızca aksesuvardır ve kurtulunması gereken bir fazlalık olarak algılanır.

Utanmaz adam başkalarının yanlış anlaması üzerine kurar hayatını. Herkes onu işbirliğine açık, dost canlısı, sorumluluk almaktan kaçınmayan, yardımsever biri olarak yaşantılar. Dinler görünür dinlemez, ilgilenir görünür ilgilenmez oysa. Modern utanmaz adam gururludur. Gururuysa içsel çelişkilerini, korkularını ve derindeki utancını saklayan bir maskedir yalnızca.

Kriz anlarında ya da ilişkisel çatışmalarda maske düştüğünde çaresizlik duygusu ortaya çıkar. İçsel bir boşluk duygusu ve korku derinden hissedilmeye başlar. “Nasıl olduğumu, bana neler olduğunu kimse fark etmiyor. Performansım olması gerekenin çok üstünde. Hayatımda her şey kontrolüm altında. Bir hayvan gibi çalışıyorum. Ama geceleri saçlarımın dibine kadar terliyorum. Gün boyu kahve ve sigara içiyorum. Akşamları en az üç kadeh viski ya da rakı. Yıllardır antidepresanla ayakta duruyorum. Her ay kendimi çok kötü hissettiğim en az 5-6 gün oluyor, o zaman ‘Bütün bunların ne anlamı var?’ diye soruyorum. Uzun süre bu duruma katlanabileceğimi sanmıyorum.”
Her dem taze bu sevilesi insan bir makine gibi tıkır tıkır işliyor sanki. Oysa iş arkadaşları ondan kaçıyor ya da nefret ediyor, o ise mobbing olarak algılıyor bu durumu. Çok az dostu var. Zaten dostluk dediğin nedir ki? Kimseye ihtiyacı yok. Bu durumda kendini bu kadar sevmesine şaşmamak gerek. Kimse maskenin ardındaki gerçek insanı fark etmesin diye elinden geleni yapıyor.

Modern utanmaz narsist ötekiyle gerçek anlamda ilgilenmez, onu kullanır. Etik sorulara verdiği yanıtlar pragmatik ve kendi hedeflerini gerçekleştirmeye yöneliktir. Kendi moral değerleri vardır ve bunların arasında utanç yoktur. Çünkü utanmak ilişkisel bir duygudur ve ilişki acemisi narsist için utanmanın maskenin önünde yeri yoktur.
Hele bu maskeler Facebook ve Twitter gibi sosyal medya araçlarıysa… Utanmaz adamın gerçek karşılaşmalardan kaçabilip, rahat hissettiği ve utanmanın kısıtlayıcılığından bağımsızlaştığı günümüzün legal alanları… Utanmanın bir erdem olduğunun unutulduğu…

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*