Sahnedekinin aşk ihtiyacı

Histerik kişilik için aşk, her ne pahasına olursa olsun kazanılması gereken bir oyundur.
Histerik kişilik aşkı sever. Aşkı kendilik değerini artıran, haz veren bütün yaşantıları sevdiği gibi sever. İlişki, kendiliğini genişletme imkanı bulduğu en uygun alandır. Aşk ilişkisinde coşkulu, istekli ve sürekli isteyendir. İstediği öncelikle kendiliğinin onaylanmasıdır. Sevgilisiyle hazdan sarhoş olmak, zirveye çıkmak ister. Zirvenin biraz altı yetersiz, dahası sıkıcıdır. Can sıkıntısı histerik kişilik için ölümcüldür, yalnız kaldığında hemen sıkılır. Yalnız kalmamak için renkli, hayat dolu ve ilgilidir. Duygular söz konusu olduğunda spontandır, an’ı dolu dolu yaşamakta üzerine yoktur.
Sevilmeye layık biri olduğu mesajını çevresine öyle iyi verir ki, bir sürü insan için çekim etkisinden kurtulabilmek çok kolay değildir. Sadakat o kadar önemli değildir, en azından kendisi söz konusu olduğunda. Gizli, küçük flörtler istendiğinin, arzulandığının kanıtlarıdır, ama cinselliğe kadar gitmez her zaman. Zararsız, erotik oyunlar cinsellikten daha önemlidir. İlişkiyi hep bir balayı ya da flört düzeyinde yaşamak ister. Coşku düzeyinin azalmasına, günlük hayatın gereklilikleriyle yüzleşmeye katlanamaz. İlişkiyi bunlarla ‘kirletmek’ istemez. Her zaman değişimin ve yeni olanın peşindedir. Bu nedenle de histerik kişilikle ilişki hiçbir zaman can sıkıcı olmaz.
* * *
Sevgiliye onu sevdiği için değil, kendinin ne kadar sevilesi biri olduğunu görmek için ihtiyaç duyar. İçinde boğulduğu, çoğunlukla bilincinde olmadığı değersizlik şeması nedeniyle durmaksızın onaylanma ihtiyacı içindedir. Değersizlik şeması nedeniyle ya çok göz alıcı, kariyer sahibi, herkes tarafından saygı gören ya da kendisi ön plana çıksın diye çok silik birini sevgili olarak seçer.
Böylesine onaylanma ihtiyacı üzerine oturmuş bir ilişkinin çatışmalardan bağımsız olabilmesi mümkün değildir. Çünkü hiçbir sevgili histerik kişiliğin abartılı beklentilerini karşılayamaz ve bu da hayal kırıklığı yaratır. Hayal kırıklığı yeni birini arama oyununun başlaması anlamına gelir. Kendilik değeri, sahnedeki kurbanların sayısıyla doğru orantılıdır neredeyse. Aşk, her ne pahasına olursa olsun kazanılması gereken bir oyundur.
Memnuniyetsizlik, kısa depresif ataklar, durmaksızın şikayet etme hali, histerik kişiliğin sevildiğiyle ilgili yeni kanıtlara ihtiyaç duyması nedeniyledir. Bu nedenle sevgili sık sık başka sevgililerle karşılaştırılır. Başkalarının yapıp ettikleri sevilmediğinin kanıtlarıdır. Sevgilinin biraz uzaklaşması felaket senaryolarının, suçlamaların ve şikayetlerin ortaya çıkmasına vesile olur.
Histerik kişilik, kendi yapabileceği duygusal yatırımdan çok daha fazlasını bekler sevgiliden. İluzyoner beklentileri doyurulmadan kalmaya mahkum olduğundan, hayal kırıklığıyla ‘gerçek büyük aşkın’ peşinde koşar durmaksızın. Ayrılıklar ve yeni başlangıçlar belirler hayatını.
* * *
Histerik kişiliğin ana sorunu hayattan, birlikteliklerden, karşı cinsten gerçekçi olmayan beklentileridir. Sürekli talepkâr olması, başkaları tarafından nasıl göründüğü ve algılandığının çok önemli olması maddiyata çok önem vermesine de neden olur. Sevgilinin kariyeri, finansal durumu, dış görünüşü kişilik özelliklerinden çok daha önemlidir. İlişkide çocuk gibidir, dış etkenlerden çok çabuk etkilenir. Her elma şekeri vaat edenin peşine takılıverir. Ama kendi değersizlik şemasının aktive olmasından duyduğu korku nedeniyle geliştirdiği onaylanma bağımlılığı, bütün bağımlılıklarda olduğu gibi doyurulmadan kalır. Çünkü bağımlılık demek, kendi içinde çözmek zorunda olduğu çatışmayı dışarıda, yani yanlış yerde arıyor olması demektir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*