Arkadaş mı terapist mi?

Arkadaşlık terapötiktir. Kişiyi korur, güçlendirir ve olgunlaştırır. Kimileri bakım verme ve şefkat gösterme konusunda diğerlerinden daha yeteneklidir ve bu yeteneklerini arkadaşlarını iyileştirmede kullanmayı denerler. Terapistlik oyunu güzeldir ancak bunun gerçek bir terapi deneyiminin yerine geçmesi mümkün değildir. Bugün gittikçe yaygınlaşan bu eğilim, terapisti oynayan kişinin, arkadaşının ihtiyaçlarını, arzularını, çatışmalarını ve kaygılarını ondan daha iyi bildiği varsayımı üzerine kuruludur. Terapisti oynayan kişi, kimi zaman arkadaşına bir dolu öğüt verir. Bu öğütler muhtemelen hiçbir zaman uygulanmayacaktır. Terapide de bazen danışanlar terapistin kendisine tavsiyelerde bulunmasını ister. Terapist bu ihtiyaca karşılık vermek istese de bundan kaçınmalı, bunun yerine kişinin tavsiye almaya dair ihtiyacının altında yatan nedenleri onunla birlikte araştırmaya girişmelidir. Zira kişi, ihtiyaçlarını en iyi kendisi bilir, yalnızca farkında değildir. Terapist bu ilişkide bu farkındalığın oluşmasına yardımcı olacaktır. Terapist rolünü oynayan bazı kişilerse daha farklı bir “terapi” stiline sahiptirler ve tavsiye vermekten kaçınırlar. Bunun yerine arkadaşlarını sabah akşam dinlerler. Bu sayede onlara yardımcı olduklarına inanmaktadırlar. Ne var ki terapi ilişkisini arkadaşlık ilişkisinden ayıran bir diğer özellik de terapi seanslarının belirli bir süreyle –çoğunlukla 45-50 dakika- sınırlı oluşudur. Bu, bazı danışanlar için, terapi süreci boyunca farklı zamanlarda kısıtlayıcı görünse de iyileştirici ve güven verici bir sınırdır. Arkadaşlık ilişkisi karşılıklılığa ve duyguların iki yönlü paylaşımına dayanır. Terapist ise arkadaştan farklı olarak, seanslarda kendisini neredeyse “siler” ve tamamen danışanının duygu dünyasına girer. Terapistin neler hissettiği, hayatında neler olup bittiği yalnızca terapist tarafından farkında olunması gereken duygulardır ve ancak terapiye bir faydası varsa yani terapötikse seansta ele alınabilir. Danışanın terapistin hislerine dikkat etme gibi bir zorunluluğu yoktur. Bu anlamda tamamıyla olmasa da, arkadaşlık ilişkisine kıyasla, terapi tek yönlü bir ilişkidir. Terapi çıkar çatışmalarına, ikincil ve paralel ilişkilere yer vermez ve danışan için güvenebileceği bir alan yaratır. Terapi ilişkisi tıpkı arkadaşlık ilişkisi gibi kişiyi korur, güçlendirir, olgunlaştırır ancak iyileştiriciliği, kapsayıcılığı ve güvenilirliği sınırları, kuralları ve çerçevesinden ileri gelmektedir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*