Anhedoni

Anhedoni, antik Yunan kökenli bir kelimedir ve ‘hazdan, keyiften yoksun’ anlamına gelir. Bu gün de halen aynı anlamda kullanılan anhedoni, haz ve keyfi deneyimleyememe ile karakterizedir ve depresyonun belirleyici bir semptomudur. Anhedoni, zaman zaman herkesin hissedebileceği keyifsizlik ve isteksizlikten farklı olarak, süreğen bir biçimde giderek artıp kişinin yaşamını zorlaştırabilir. Depresyon dışında başka ruhsal sorunlarla birlikte de ortaya çıkabilir.

 

Anhedoninin Sebepleri

Birçok depresyon tablosunda anhedoni ön planda ve belirleyici bir semptomdur.
Anhedoni kısır döngü biçiminde kendi kendini sürdüren bir özelliğe sahiptir. Kitap kurdu olan biri, okumaktan aldığı keyif ve hazzı anhedonik bir biçimde kaybedebilir. Bunun üzerine kişi aslında bir kayıp yaşar. Eskiden keyif aldığı bir şey artık keyif vermiyor ve anlam ifade etmiyordur. Kişi bunun kendi kontrolünde olmadığını hissettiğinde ise daha da umutsuz ve isteksiz olur. Buna depresif bir tablo da eşlik ettiğinde kişi kendini tembel ya da yetersiz olarak etiketleyebilir. Depresyon kişinin olası bir aktiviteden alacağı hazza dair öngörüsünü de aşağıya çeker. Her şey karamsar biçimde olumsuz yorumlandığı gibi olası planlar ve aktiviteler de bu şekilde anlamlandırılır. Anhedoni bir depresyon semptomu olarak ortaya çıkabildiği gibi, bazı kişilerin tüm yaşamına değişen derecelerde eşlik edebilir.

 

Anhedoninin sebeplerini açıklayan birçok teori vardır. Nörobiyolojik açıklamaya göre; anhedoni beynin ödül mekanizmasının sekteye uğraması sonucu ortaya çıkar. Buna sebep olan, beyinde aktivite ve alınan haz arasındaki bağlantıdan sorumlu olan dopamin salınımının bozulmasıdır.

Haz ve keyif almayı engelleyen bir diğer ruhsal sorun da anksiyete bozukluklarıdır. Sıklıkla kaygılı ve endişeli olan biri haz ve keyif almaya nadiren odaklanabilir.

Depresyon ve anksiyetenin dışında, yaşam tarzı ve alışkanlıklar da anhedoniye sebep olabilir. Doyum veren bir yaşam için kişinin yapması gerekenler ve yapmak istedikleri arasında bir denge kurması gereklidir. Çoğunlukla görev odaklı ve isteklerine odaklanmayan kişiler haz deneyiminden yoksun kalarak, isteklerine ve ihtiyaçlarına dair farkındalık geliştiremeyebilirler. Motivasyon eksikliği ve erteleme alışkanlığı da anhedoniye sebep olabilen önemli faktörlerdir. Bir bakıma tüm bunların aralarında karşılıklı bir ilişki vardır.

 

Anhedoninin tedavisinde, özellikle depresif semptomların da olması durumunda, medikal yöntemlere başvurulabilir. Uzun vadeli ve etkili bir değişiklik için ise psikoterapi gereklidir. Kişinin keyif ve haz almasını engelleyen iç dinamikler anlaşılmadan kalıcı bir değişim sağlamak mümkün olmayabilir. Kişiyi baskılayan bu dinamiklerin anlaşılmasının yanı sıra, haz yaşantısını deneyimleme imkânı sağlayan yaşam tarzı değişiklikleri de yapılmalıdır. Zamanı daha işlevsel yönetmek, yeme alışkanlıklarını değiştirmek, sosyal aktiviteleri ve çalışma saatlerini düzenlemek, düzenli fiziksel egzersiz, mindfulness (farkındalık) ve meditasyon egzersizleri kişiye bu anlamda yardımcı olabilir.

 

References:

  1. American Psychological Association. APA concise dictionary of psychology. Washington, DC: American Psychological Association, 2009. Print.
  2. Kring, A. M., Johnson, S. L., Davison, G. C., & Neale, J. M. (2010). Abnormal psychology. Hoboken, NJ: John Wiley & Sons.

 

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*