Depresif Gerçeklik

Ruh bilimciler yıllardır depresif kişilerin gerçekleri çarpıtarak algıladıkları görüşünü ortaya sürer ve bu konuda yapılan birçok araştırma da bunu destekler niteliktedir. Bilişsel terapide de tedavinin temel unsuru, bu bilişsel çarpıtmaların değiştirilmesidir.

Ancak son dönemde yapılan bazı araştırmalar depresif kişilerin depresif olmayanlara göre bazı yaşam olaylarını daha net ve doğru biçimde değerlendirdikleri görüşünü destekliyor. Bu fenomen depresif gerçekçilik olarak adlandırılıyor. Peki depresif bireyler birçok olayı olumsuz biçimde algılarken, nasıl oluyor da bazı durumlarda gerçeğe çok yakın değerlendirmeler yapabiliyorlar?

Londra University Collage’dan Dr. Chris Brewin, depresyonun bilişsel çarpıtmalara dayalı olduğu görüşünü sorguluyor. Yaptığı çalışmada, kendilerine, dünyaya ve geleceğe dair olumsuz yönde çarpıtılmış düşünceleri olan depresif bireylerin düşünce süreçlerini çok boyutlu araştırıyor. Depresif kişilerin gerçekleri algılarken kendilerine dair olumlu bir ön kabule dayanmadan ve tüm kanıtları ayrıntılı biçimde değerlendirmeden sonuca varmalarının, iyimser bir yargıdan daha gerçekçi olabileceği görüşünden yola çıkarak bir deney tasarlıyorlar. Bu deneyde katılımcılara bir ampul ve onu kontrol eden bir buton veriliyor. Katılımcılara bu ampulün ara sıra sönebileceği söylenerek bunu takip edip, söndüğünde butonu kullanarak tekrardan açmaları isteniyor. Deneyin sonunda katılımcılardan performanslarını değerlendirmeleri istendiğinde, depresif eğilimlilerin performanslarını gerçeğe çok daha yakın tahmin ettikleri bulgulanıyor.

Brewin, depresif gerçekçiliği, kişinin kendiliğini korumayı gözetmeksizin saf verilerle değerlendirme yapmasına bağlıyor. Bunu olumlu ve kendi tarafında olmaya yatkın bir iyimserliğin tersi olarak tanımlıyor. Özellikle de ani ve duygusal yükü olmayan durumlarda bu eğilimin daha çok ortaya çıktığını söylüyor.

 

Depresif gerçekçilik bu tip duygu yüklü olmayan durumlarda doğru sonuçlar verse de bireyleri kendileri ile ilgili olumsuz düşünmeye açık ve korunaksız kılıyor. Gerçeği olduğu gibi değerlendirmeye dair bu eğilimin, depresif bireyin diğer olumsuz düşünce ve yorumlarına da yansımasının tedavide önemli rol oynadığı söylenebilir. Kişi bu yansız gerçekçiliği kendine ve geleceğe dair olumsuz düşüncelerine de yansıtabildiğinde bilişsel düzeyde değişim yaşanabilir.

 

Kaynak:

 

Brwin, C. Journal of Experimental Psychology: General(Vol. 108, No. 4, pages 441-485

 

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*