Endişe: Ne kadarı normal?

Endişe bizi canlı tutan, dünyayı umursamamızı, kararlar ve önlemler almamızı sağlayan bir duygu. Ancak sağlığımıza dikkat etmek, paramızı idareli harcamak veya yatmadan önce kapıyı kilitlemekten daha öteye gittiğinde, hayatı olduğu gibi yaşamanın önünde büyük bir engel oluşturabilir. Normalden fazla hissedilen endişe, duygu durumdan yeme alışkanlıklarına ve fiziksel sağlığa kadar birçok alanda soruna sebep olabilir.

Endişe ve kaygı hissedilen anlarda, vücudu harekete geçmeye hazırlayan adrenalin ve kortizon hormonları salgılanır. Bu hormonlar fazla endişe durumunda olması gerekenden fazla salgılanarak; yüksek tansiyon, kas ağrıları, çarpıntı, sindirim güçlüğü gibi fiziksel sorunlara da sebep olabilir. Bu fiziksel sorunlar genellikle endişe döngüsünü besler ve başa çıkılması güç bir hal alabilir.

Endişe birçoğumuz için öfke, korku ya da üzüntü gibi başka duyguların ortaya çıkış biçimi de olabilir. Bazı zamanlarda da olası olumsuz sonuçların abartılarak yorumlanması sonucu, harekete geçmeden önce hissedilen bir dirence sebep olabilir. Bu durum obsesyona benzer bir biçim alabilir. Sonuç olarak kişi aksiyon almaktan ve çözüm bulmaktan kaçınır.

Endişenin belirgin biçimde görüldüğü ruhsal sorunlar ise; başta yaygın anksiyete bozukluğu olmak üzere; obsesif-kompulsif bozukluk ve panik bozukluk gibi anksiyete bozukluklarıdır. Post travmatik stres bozukluğu, alkol ve madde bağımlılığı, uyku bozuklukları ve paranoyada da endişe semptomları görülebilir. Depresyon ve bipolar bozukluk gibi duygu durum bozukluklarında da endişe atakları yaşanabilir.

Bilişsel davranışçı terapi kronik endişe ve endişe kaynaklı ruhsal sorunlarda sıklıkla baş vurulan bir tedavi yöntemidir. Kronik endişe genellikle çocukluk yıllarında öğrenilen bir düşünce alışkanlığı gibidir. Endişeli ruh hali ancak buna sebep olan düşüncelerin içeriği ve biçimi değiştirilerek azaltılabilir. Endişeli kişi, olumsuz olasılıkları düşünerek bir önlem aldığını ve temkinli olduğunu hisseder. Oysaki bu düşünce biçimi işlevsel değildir ve kaygı döngüsünü besler. Terapide bir güvence mekanizması olarak endişeyi kullanmak yerine, akla yatan çözüm yolları bularak, felaketleştirici düşünce kalıplarını gerçekçi olanlara dönüştürmek amaçlanır.

 

Kaynak:

Freeman, D., & Freeman, J. (2014, January 9). Don’t worry, be happy: Overcoming worry may be key to mental health.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*