Kaygı ve Düşünceye Etkisi

Korku ve kaygı birbiriyle yakından ilgilidir. Her ikisi de bir tehlike yahut zarar görme fikri içerir. Korkuyu deneyimlemek tehlikede olduğunu bilmektir. Genel olarak korku, belirli, gözlemlenebilir bir tehlikeye verilen tepkiyken kaygı, nesnesi belirli olmayan, belli bir odak noktasından yoksun ve geleceğe dair korkudur. Korku, diğer bir deyişle belirli bir nesneye ya da duruma bağlı kaygıdır. Örneğin, ölüme dair endişeler belirli bir korkudan çok insanı sürekli olarak rahatsız eden bir kaygı şeklini alır. Kaygının belirsiz oluşu, onunla baş etmeyi güç kılar. Kaygının kaynağı bilinmediğinde sorunla baş etmek de zor olur. Kaygılı kişiler çoğunlukla, belirsizlik ve tehlike algısı karşısında yorumlama hatası yapar. Kaygı bozukluğu yaşayan kişiler bu durumu daha da uçlarda deneyimler. Kaygının düşünce üzerindeki olumsuz etkileri şöyle sıralanabilir:

  1. Aşırı tetikte olma ya da dikkat artımı olarak tercüme edilebilecek hipervijilans, kaygılı bireylerin tehdide aşırı dikkat göstermesiyle karakterizedir. Uç durumlarda hemen her şey tehdit edicidir ve bu durumlar savunmacı bir davranışı tetikler. Tehlike algısı kişinin dikkatini çekerek kendisine yönlendirir. Örneğin örümceğe dair işaretler örümcek korkusu olan kişilerin dikkatini çeker ve bu tehdide yöneltir. Panik bozukluğu olan kişiler bir atağın gelişini haber veren bedensel duyumlara sıra dışı şekilde dikkat kesilir. Tehdide odaklanma, hatalı tepkinin ve yorumlamanın düzeltilmesine yarayacak diğer etmenlere dikkat etmemeye sebep olur.
  2. Tehlike ve güvenlik arasındaki farkı değerlendirme yetisinin bozulması. Kaygı bozukluğu yaşayan kişiler sıklıkla tehlike ve güvenlik arasındaki farkı saptama yetisinde sorun yaşar. Örneğin kaygılı bir kişi sosyal bir ortamda kendisini ancak bir arkadaşıyla birlikteyken güvende hisseder. Değerlendirme yetisindeki bu bozulma, bilişsel aktiviteyi yöneten prefrontal korteksin amigdala (duygusal beyin) üzerinde kontrol sağlayamamasından kaynaklanır.
  3. Kaçınma. Korku ve kaygı hoş olmayan duygulardır. Korku ya da kaygı deneyimleyen kişiler bu duygulardan kurtulmaya çalışır. Kaçınma, kaygı bozukluklarında önemli bir rol oynar ve tehlike içeren durumları bertaraf etme işlevi görür. Beyin, güvenlik ve tehlike arasındaki farkı tespit edemediği için, zaman içerisinde kaygılı kişi kaçınma davranışı sayesinde tehlikeyi önleyebildiği inancına sahip olur.
  4. Belirsizliğe gösterilen aşırı tepki. Belirsizlik, kaygının ortaya çıkması için en uygun ortamı sağlar. Kaygılı kişiler belirsizliği ya da tehdidi tolere etmekte zorluk çeker. Geleceğe dair belirsizlik ve kötü senaryolara hazırlıklı olma ihtiyacı, korku ve kaygı bozukluklarında önemli bir etmendir.
  5. Tehlikenin öneminin ve olasılığının abartılması. Kaygı bozukluğu yaşayan kişiler olumsuz olayların gerçekleşmesini ve kötü sonuçların ortaya çıkmasını daha olası görür. Gerçeği değerlendirmedeki bu hata, olumsuz bir sonuç öngörüldüğünde, olasılık her ne kadar az olsa da, ileriye yönelik strese yol açar. Her şeyin olduğundan daha vahim algılanması, endişe eden kişinin birtakım otomatik sorular sormasına yol açar “Ya böyle olursa…” ya da “bu olursa ne yaparım?” gibi… Kişi bu soruları sorarak en kötü senaryoyu yazar. Örneğin sağlık kaygısı olan bir kişi bedensel duyumları ya da değişimleri hastalık habercisi olarak yorumlayabilir ve kaygıyı medikal riskle orantısız olarak deneyimler.

Araştırmalar kaygılı kişilere duygusal uyaranları değerlendirmeyi yeniden öğretmenin yorumlamalarda ve yargılarda yapılan hataları ve amigdala aktivitesini azalttığını; olumsuz öğelere sahip bir uyaran karşısında hoş şeyler düşünmeleri istenen katılımcıların uyaranı daha az heyecan ve kaygı verici olarak nitelediğini gösteriyor. Tıpkı bir konser piyanisti gibi kaygılı bir kişi de nöral yolları ya da beyin kaslarını günlük alıştırmalarla belirli bir yönde geliştiriyor. Bu nedenle, kaygının yeniden öğrenme yoluyla değişime uğratılması aşamasında önemli rol oynayan psikoterapi yoğun kaygı yaşayan kişilerin mutlaka düşünmesi gereken bir baş etme yöntemi olmalı.

 

1 Comment on Kaygı ve Düşünceye Etkisi

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*